Seni Atomlarına Ayırırım

Bu kadar detaya insem ne hissedersin? Hücrenin içine girsem…Daha da ilerleyip atom düzeyine ulaşsam… Ortalık boş gibi duruyor, etrafta dolanan negatif yüklü elektronları saymazsak! Serbestçe hareket ediyorlar. Biraz daha ilerlediğim zaman atomun çekirdeğine ulaşıyorum. İçeride iki yeni parçacıkla karşılaşıyorum: Pozitif yüklü protonlar ile yüksüz nötronlar…

Peki bu hücrelerin ne işe yaradığını sorsam? Aslında tüm hücrelerin ortak görevi elektrik sinyallerini kullanarak iletişim kurmaktır. Seninkilerin de farklı amaçları yok.

Proton, nötron ve elektronların farklı oranlarda bir araya gelmesinden oluşuyoruz. Eski zamanlarda düşünüldüğü gibi toprak, hava, su ve ateşten değil. Gezegenler, yıldızlar, bitkiler ve hayvanlar hepsi için aynı durum söz konusu. Peki bu bir kaya parçası ile akraba olduğun anlamına gelebilir mi?

Telgraf cihazının çalışma prensibindeki elektrik akımının yazıya dönüştürülmesine çok benzer şekilde, hücrelerimiz de elektrik akımını kullanarak birbirleri ile iletişim kurarlar. Beynimiz ve ona bağlı her bir hücremizinin yapısı bir makineyi akla getirmiyor mu?

Atomlarının arasında dolaşırken göremediğim ama hissettiğim bir şey daha var, bilinmezin betimlemesi gibi…

 

Kimler Neler Demiş?

avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir