Yobazlar ve Bilim İnsanları Üzerine

Bir ortamda bir araya geldiklerinde birbirlerini küçümseyeceği kaçınılmaz olan iki farkı bakış açısıdır: Din ve Bilim! Özellikle bilim felsefesi ile uğraşan bir dindar ise aşağılanması daha ağır olacaktır.

Aslında bilim insanlarının ezelden beri her yeni görüşü dışlamak ve aşağılamak gibi bir davranış biçimi olmuştur. Sanırım o alanda da kıyasıya bir rekabet ve çekememezlik söz konusu… Bilim insanlarının bir şeyi kanıtlaması gerekmediğinden, felsefecileri ”saygın” görmemelerini anlamak o kadar da zor değil. Diğer yandan; atomu ilk seslendiren ve tezi 2000 yıl yaşayan Yunan Düşünür Demokratis, mevcut zamane şartlarından dolayı öngörüsünü kanıtlamış olmasının pek olası gözükmemesinin, felsefenin değerini anlamamızda önemli bir örnek olduğu düşünüyorum. Her yeni fikir üreten kişilerin engizisyon mahkemelerinde yargılanıp, zindanlarda öldüğünü de düşününce, yobazlar ve bilim insanlarının bile bazen aynı şekilde davranabildiklerini görüyoruz.

Düşünce olmadan formüle edilebilen bir kanun gördünüz mü?

Felsefeci geniş resme bakar, kanıtlamakla uğraşmaz; hep sonrasını sorgular. Sonuçlar yeni sorular doğurur. Tutarlı olan felsefi görüşler tutarsızlaşana kadar geçerliliğini korur ve hakkında bir çok kişi konuşur.

Bilim insanları sonrasını düşünmezler, çünkü günümüzde çözülmeyi bekleyen çok önemli problemlerle uğraşmaktadırlar. Sonraki soruyu soracak vakitleri yoktur. Hayatlarını; insanlığa bırakacak bir ”hediye” için tek bir formülün peşinde, yok edebilirler. Umarım aradığın çözümü bulursun!

Biz sıradan insanların bazıları ise büyük patlamadan önceki hiçliği yani enerji sayesinde bizi yok edemeyen hiçliği, düşünüyor olabilirler; nasıl bir matematikten bahsediyor olduğumuzun hakkında fikri olan var mı?

Kimler Neler Demiş?

avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir